26 Temmuz 2016 Salı

5:18

Buca / İZMİR

     "Yeni ve Eski'nin bir vücutta doğallığı." 5:18 kendisini bu şekilde tanımlıyor. Ve biz de bu tanımlamaya ten points veriyoruz! Çünkü efenim, 5:18 içerisinde antika eşyaları barındırdığı gibi lezzetli mi lezzetli iced americano'lar da barındırıyor.




     5:18, Buca'da bulunan, gördüğünüzde kapısından içeriye atlamak isteyeceğiniz kadar sakin bir kaçış noktası. Tek katlı eski bir yapı olan 5:18 adını Buca'lı işçilerin işe gitmek için bindiği 5 treninden alıyor. Bu açıdan bakacak olursak oldukça manidar bir isim seçimi diyebiliriz.



     5:18'de kahvenin iyisini içersiniz. Biz Yaşar'la sıcak havalara karşı bir direniş göstermek amacıyla vanilyalı iced latte'sini denedik. İyi ki de denemişiz. Tam anlamıyla harikaydı. Hatta ve hatta Yaşar "İçtiğim en güzel latte be! Latte dediğin böyle olur!" falan diye sevindi çocuğum. Kısaca, 5:18'de her türlü kahvenin en lezzetlisini bulabilirsiniz, üstüne üstlük dünyanın en sıcakkanlı işletmecisinden de kahvelerinizi yavaş içerseniz "sizi gidi niye bitmedi o kahveler yoksa beğenilmedi mi?" nidaları da işitebilir bir tür sarılma ya da yanak mıncırma isteği yaşayabilirsiniz.

     Dekorasyonuna gelecek olursak, tuğla duvarlar üzerinde yer alan sanatsal tablolar, her yerde vintage bavullar, antika berjerler, tahtadan kitaplıklar, tahtadan dergilikler, tahtadan masalar, tahtadan sandalyeler, herşey tahtadan! Çünkü, herşey doğal! Onların deyişiyle yeni ve eskinin bir vücutta "doğallığı." 



     Arkada bulunan küçük ve şirin avlusu tam anlamıyla birşeyler yazıp çizmek, kafanızı dinlemek ve herşeyden uzaklaşmak için yaratılmış. Bahçede ağaç dallarının arasına bağlanmış küçüklüğümüzden kalma bir salıncak var ki birisi sizi sallarsa şehirden gerçekten tam anlamıyla uzaklaşabilirsiniz! Avlu tamamen dış hayattan arındırılmış durumda. Ağaçlar, gökyüzü ve biraz müzikle başbaşa kalmak isteyen okurlarımıza duyrulur! 




     5:18'in içerisinde tüm bu kusursuz dokunuşların dışında öyle güzel ve eski bir şömine var ki eğer kışları yakılıyorsa o şöminenin önünde kitap okumaya gideceğimiz kesin. Ayrıca, içeride polaroid fotoğraf makinelerinden eski radyolara, dergilerden kült kitaplara varasıya herşeyi bu konsept mekanda bulmanız mümkün.







     5:18, fiyat - kalite dengesi açısından ele aldığımızda oldukça mütevazi fiyatlara sahip. Menüsü kahve skalası üzerinde yoğunlaşmış durumda olan işletmemizde Cold Brew, Espresso, Americano, Flat White, Latte, Capuccino, Mocha,Filtre Kahve ve türevlerini bulabilirsiniz. Nerde bu 5:18 yahu diyenler için de Buca'da Kasaplar Meydanı'nı biraz geçince karşılaşacağınız şirin, tek katlı ve panjurlu o ev 5:18!



Adres: 160 Sokak, No: 4 Buca/İzmir (Erdem Caddesi)

22 Temmuz 2016 Cuma

"B'ready - Snacks & Bites"

Alsancak / İZMİR

            Bugün sizlere Alsancağın ara sokaklarında tatlı ve şirin bir mekandan bahsedeceğiz. Menülerindeki her şeyin kendi ellerinden çıktığı, alıştığınızın dışında tatlar bulabileceğiniz, yumurtalardan yarattıkları harika kahvaltılar ve özel yapım tatlıları ile kesinlikle uğramanız gereken bir yer; B'ready Snacks and Bites.


            İzmir son zamanlarda ard arda açılan konsept mekanlar ile birlikte senelerdir içerisinde bulunduğu kısırlıktan kurtulmaya başladı. Bu yeni nesil konsept mekan jenerasyonunun en yeni üyelerinden olan B'ready, 3 ay önce Alsancak Şair Eşref Bulvarı üzerinde tatlı ve sakin bir sokakta açıldı. B'ready'nin işletmecileri Büke Hanım ve Hüseyin Bey İstanbul'da yaşadıkları süre boyunca Mutfak Sanatları Enstitüsü'nde eğitim almışlar. Büke Hanım pasta ve ekmekçilik, Hüseyin Bey ise Aşçılık üzerine uzmanlaşarak başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz enfes tatları keşfetmişler. Hayallerini gerçekleştirmek ve insanlara bu yeni tatları sevdirmek amacıyla çıktıkları yolda ilk durakları İzmir olmuş. Böylelikle Alsancağın en tatlı mekanlarından biri olmaya aday B'ready, nisan ayında kapılarını bizler için açmış.


            Biz Seda ile B'ready'de geçirdiğimiz süreden oldukça keyif aldık ve çok güzel ağırlandık. Büke Hanım ve Hüseyin Bey ile uzunca oturup oldukça samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Böylece B'ready'nin hikayesini onların ağzından dinleme şansı bulduk.


            Menüde karar verme aşaması bizi biraz zorlasa da Büke Hanım'ın tavsiyesi üzerine yeni bir tat olarak B'ready'e özel soğuk çayı denedik. Dondurulmuş vişne püresiyle tamamen doğal süreçlerden geçen bu çayın sunumu başlı başına aşık olunası. Çay haricinde doğal vanilya kabuklarıyla aroma edilen lattesini denedik, uzun zamandır içtiğimiz en kıvamlı latteydi. B'ready'nin menüsünde içeceklerin dışında yiyecek opsiyonları da oldukça zengin ve özgün. Örneğin; kendi elleriyle yaptıkları ekşi maya ekmek üzerine poşe yumurta, füme et ve hollandaise sos ile hazırladıkları kahvaltılık merak konusu. Ayrıca kahvaltılarıyla meşhurlaşmaya başlayan B'ready'de eggs benedict de yeni tatlar keşfetmek için ideal.



            Bir diğer tada değinmemiz gerekirse Büke Hanım ve Hüseyin Bey'in ikramı üzerine yaratıcıları oldukları "Elmalı Baklava Napoleon" tatlısını tattık. B'ready'nin ne kadar özgün ve mutfakta profesyonel olduğunu sadece bu tatlısını tadarak bile anlayabilirsiniz. Tatlı, baklava katları arasında creme patisserie ve karamelli elma parçalarının yer almasıyla yaratılmış. Tabi ki baklava katları da tamamen el yapımı! Hazır gıda kullanmamaya çalıştıklarını belirten Büke Hanım, şişelenmiş soslardansa kendi çikolata soslarını, vanilya aroması yerine taze vanilya parçalarının tadına güvendiklerini ve olabildiğince kutulanmış gıdalardan uzak durduklarını söyledi. Durum böyleyken ortaya çıkan yiyeceklerin müthiş sunumlarla birleşmesi sonucunda ağızların sulanmaması elde değil. Menü konusunda oldukça titiz davranan B'ready, menüde kendi yemeyecekleri ve beğenmedikleri tatları barındırmıyor. Böylelikle B'ready'nin menüsü lezzet ve kalite açısından oldukça doyurucu bir hale gelmiş durumda.


            B'ready'nin kaliteli ve geniş menüsünden sonra Büke Hanım ve Hüseyin Bey'in evreninden bahsetmek gerekiyor. Evren diyorum çünkü çivisinden yer döşemesine, boyasından eşyaların seçimine kadar her bir detay tamamen kendi ellerinden çıkmış. 2,5 aylarını alan bu süreç sonrasında küçük ayrıntılarla bezenmiş, çiftin enerjisini hissedebileceğiniz, sohbet etmekten keyif alacağınız bir mekan ortaya çıkmış.


            Farklı lezzetler denemek, güzel ve keyifli zaman geçirmek için B'ready Alsancak'daki en doğru rota olacaktır. Büke Hanım ve Hüseyin Bey'in ellerinden çıkmış enfes lezzetleri tatmanızı bir an önce öneririz. Şimdiden keyifli oturmalar. 



Adres: Alsancak Kültür Mahallesi Zuhal Yorgancıoğlu Sokak No:9/B Konak

10 Temmuz 2016 Pazar

“Alaçatı Yamaç Evi Butik Otel”

Alaçatı / İZMİR

     Alaçatı Yamaç Evi Butik Otel, Alaçatı merkeze 300 metre mesafede bulunan cozy ve 11 odası bulunan, gerçekten butik mi butik bir otel. Otelin konsepti; Alaçatı'nın sörfle ve dolayısıyla da rüzgarla özdeşleştirilmesinden yola çıkılarak 11 odanın da farklı rüzgar isimleriyle adlandırılması ile yaratılmış. İsimler; Alize, Gündoğusu, Günbatısı, Lodos, Poyraz, Samyeli, Yıldız, Meltem ve Mistral şeklinde. Alize, Balayı süiti olarak tercih edilmekle birlikte Gündoğusu ve Günbatısı odaları da çatı katında teraslı ve jakuzili odalar olarak ikiz bir konumda yapılandırılmış durumda. 


     Biz Günbatısı odasında konakladık. Ve herşey tam anlamıyla kusursuzdu. Otelin lokasyonu, temizliği ve özellikle de Yamaç Evi ailesinin ilgisi takdire şayan. Yamaç Evi, rezervasyon yaparken gördüğümüz fotoğraflardan daha güzeldi. Fotoğraflardan eksiği yoktu ama fazlası vardı. Bu nedenle otele girer girmez kendimizi çok iyi hissettik. Zaten, o kadar güleryüzlü bir işletme karşılıyor ki sizi kapıda, kendinizi Alaçatı'daki yazlığınıza gelmiş gibi hissediyorsunuz.


         Odalarda; klima, televizyon, uydu yayını, saç kurutma makinesi, banyo, wi-fi gibi olanaklar bulunurken her odanın balkonu var. Günbatısı ve Gündoğusu odasında spa küveti - jakuzi gibi ekstra bir şansınız daha var. Biz oda tercihimizden çok memnun kaldık, ve bir daha Alaçatı'ya yolumuz düşerse düşünmeden yine konaklayacağımız tek adres! Terasta bulunan jakuzi oldukça keyifli. Özellikle, gece yıldızların altında spa küvetinin içerisinde içkinizi yudumlamak ömrünüzde çok fazla deneyimleyebileceğiniz anlardan olmuyor.


     Yamaç Evi'nin açık yüzme havuzu, sabah kahvaltınızı yapabileceğiniz bir terası, otoparkı, keyifli bir bahçesi ve en güzeli de 24 saat en iyi şekilde konaklamanız için elinden gelen herşeyi yapan bir resepsiyon hizmeti var. Biz samimiyetlerini o kadar benimsedik ki gece yarısı inip buz bile istedik.☺ Hatta işletmenin sevimlilik derecesini size şöyle anlatayım. Öğle saatlerinde yüzmek için havuza indiğinizde size bira ikram eden bir işletme hayal edin!☺ Yanında patlamış mısırından, buzlu bardağına kadar herşeyi de düşünmüşlerdi. Bu bizim için çok önemli bir kriter. Alaçatı gibi bir lokasyonda böylesine maddi bir çıkar gütmeyen bir işletmenin varlığı bizi bir hayli şaşırttı ve onlarla tanıştığımız için kendimizi çok şanslı hissettik. Kısaca Yamaç Evi'nin inanılmaz güzel bir enerjisi var.



     Yamaç Evi'nin dekorasyonuna gediğimizde standart odalarının bile oldukça ferah dekore edildiğini görüyoruz. Alize odasında cibinlikten şömineye varasıya birçok çekici detay var. Gündoğusu ve Günbatısı odalarının alçalan ahşap tavanlarının altında ağaçtan bir yatakta uyumak bizim gibi çatı katı tutkusu olan bir çiftseniz zaten harika.☺ Teraslar oldukça geniş, zevkli ve keyifli alanlar olarak düşünülmüş. Otel lobisinde plaklara ayrılmış ayrıca şirin bir köşe var ki biz bayıldık! Otelin dış cephesi ise geleneksel Alaçatı evleriyle uyumlu bir şekilde taş. Bahçesinde rengarenk birçok çiçek bulabileceğiniz Yamaç Evi kısaca dekorasyon açısından da kusursuz diyebiliriz. Fiyat - kalite dengesinin de lokasyon bazlı baktığımızda oldukça uygun olduğunu görmekteyiz.


     Yamaç Evi'ne aşık olduğumuz bir diğer büyük etken ise; geleneksel Ege kahvaltısı. İlk görüşte kahvaltının çeşitliliğine ve zenginliğine inanamayabilirsiniz ama bir o kadar gerçek ve lezzetli.☺ Sabah, otelin havuz manzaralı terasında tam anlamıyla mükellef bir kahvaltı yaptık. 3 farklı reçelden, gevreğe, peynirli omletten, el açması gözlemeye varasıya herşey soframızdaydı. Çayınız biter bitmez yeni çay bardağında çaylarınız bile masada oluyor.


     Daha rezervasyon aşamasında bile telefonda sizin her probleminize dakikalarca telefonda dil döken, size yardımcı olmak için can atan bir işletmenin varlığından söz ediyoruz. Biz bimekanbikonsept olarak düzenli olarak yaz-kış tatiline çıkan bir çiftiz. Ve Yamaç Evi, bir işletme bu kadar mı kusursuz olur, bir işletmede insanın canını sıkacak en küçük bir ayrıntı bile olmaz mı yahu dedirtti bize.Keşke her butik otel, Yamaç Evi gibi olsa! Alaçatı'ya yolunuz düşerse sadece bimekanbikonsept'e güvenin deriz biz!☺




Adres: Hacımemiş Mah.2100 Sk, No:10 Alaçatı - Çeşme

1 Temmuz 2016 Cuma

“Berlin's”

Urla İskele / İZMİR

     Berlins'i yıllardır Alsancak'ta Gazi Kadınlar Sokağı'ndaki yerinden biliyoruz. Berlins'in Urla gibi bir lokasyonda nasıl bir konseptle yaratıldığı bizim için bir merak konusu oldu ve bimekanbikonsept olarak düştük yola. Sonuç mu? Urla İskele'nin en konsept mekanı kesinlikle Berlin's!


     Berlin'se nasıl gidebilirim diyorsanız Yorgo Seferis Otel'in karşısında bulunuyor. Biz içeriye ilk girdiğimizde yıllardır Alsancak'tan bildiğimiz Berlin'se nasıl böyle farklı bir ruh katılabilmiş inanamadık. Bir sahil kasabasına yapılabilecek en doğru dokunuşlar bir mekanda birleşmiş. Mekanın tabelası bile bir ağacın el emeği ile rengarenk boyanmasıyla yapılmış. Donuk ve hazır bir tabela kesinlikle bu sahil kasabası efektini yaratamazdı.


     Mekanı dekorasyon olarak ele aldığımızda çok sıra dışı fikirlerle karşılaşıyoruz. Özellikle ve özellikle eski bir kapıya masa işlevi kazandırılması bizim hayran olduğumuz bir nokta oldu. Masalar, sandalyeler hatta çerez yediğiniz tabaklara kadar herşey doğanın bir parçası olan ağaçtan. Mekanın içerisinde hem kalabalık gruplar hem de başbaşa buluşmalar için farklı alanlar yaratılmış. Eski radyolar, fıçılar, el yapımı ve ağaçtan mumluklar, yine ağaç kütüğünden sallandırılmış rustik ampuller ve dekoratif demir borular ile Berlin's loş ve samimi bir ambiyans yaratabimeyi başarmış durumda. Müzikler ise mekanın konseptini anlamlı kılacak bir playliste sahip.


     Berlin'si fiyat-kalite açısından ele aldığımızda İskele'de bulunan diğer mekanlarla aynı standartta olduğunu söyleyebiliriz. Ama bizce İskele'de bulunan diğer mekanlarda kalabalık ve standartlığın içerisinde oturmaktansa Berlin's de özgünlüğün ve sakinliğin tadına varmak daha doğru bir seçim. 


     Özgünlük haricinde böyle düşünmemize sebep olan bir diğer şey ise; sunum! Çünkü Berlin's gerçekten sunum konusunda kusursuz. Daha siz siparişinizi vermeden kraker ve beyaz leblebileriniz masanızda yerini alıyor. Çok çeşitli kokteyllerin ve import biraların da yer aldığı Berlin'ste aradığınız bir içkiyi bulamamanız zaten mümkün değil. Yani, menü oldukça zengin. Biz bira içmeyi tercih ettik. Biralarımızla birlikte limonlu suda salatalık-havuçlarımız ve çerezlerimiz de masada yerini aldı. Yani, masanız çerezlerden ve atıştırmalıklardan bir hayli kalabalık oluyor anlayacağınız. Ve bittikçe de sürekli yenileniyor. (yumyumyum!)


     Kapısının önünde "Biz zaten şarabı sevmedik, sadece ezilenden yana olduk" sözünün yer aldığı gülümseten cinsten bir şarap standı bulunuyor.  Fotoğraf çekilmelik!


     Biz şehrin gürültüsünden uzaklaşmak için İskele'yi çok tercih eden bir çift olarak en uğrak noktamızı Berlin's olarak değiştirdik. Böylesine konsept bir mekanı bu kadar geç keşfettiğimiz için ise bir hayli üzüldük. Siz üzülmeyin, gidin!






Adres: 2112 Sok. No:5, Urla İskele - İzmir